30 Nisan 2013 Salı

kızıl:


Ah İstanbul, sen değil de sende yaşayanlar içindi bu son gelişlerim, yine de bu güzel yüzünle karşıladın beni ya, sağolasın. Gün gelir de yine sende yaşamanır mı bilemiyorum ve sanki hiç bilemeyeceğim ama biz yine de seninle sık sık görüşeceğiz şüphesiz.. Sevdiklerime iyi bak. Bu yüz sana en yakışanı, böyle kal yeniden görüşene değin..

29 Ekim 2007 Pazartesi

uzak kutuplar



Anıtkabir'de çekmiştim. Bu kare bana hep şu şarkıyı hatırlatır:

biliyor musun..her şey senin için öylesine yanlış olacaktı
ve, görüyor musun, her şey benim için öylesine doğru olacaktı
öyleyse sana neden anlattık
o zamanlar hep altın çocuk olduğunu
ve gözlerindeki ışığı hiç kaybetmeyeceğini.

hey sen..hiç neye dönüştüğünü farkettin mi?
ve görüyor musun, kaçtığın bir tek ben değildim
onca zamandır biliyordun da hiç rahatsız etmedi mi seni
ben gözlerinin çeliğine bakarken körlere kılavuzluk eden sen

yağmur ağır ağır düşmekte belirsizliğin çatılarının üzerine
seni düşündüm ve bütün yıllar ve bütün hüzün aktı üzerimden
ve biliyor musun..

gözlerindeki ışığı kaybedeceğini hiç mi hiç düşünmedim ben..

'} Pink Floyd {'

11 Ekim 2007 Perşembe

son durak: yokoluş



Gitmek gitmemek arasında kaldım, ülkedeki son günümde birkaç saatim vardı.. Yetmeyecek gibiydi buraları görüp uçağa yetişmek için. Yaşlı bir taksici ile iyi bir pazarlık ve 2 saat sonra bu fotoğrafı çektim. Bundan 2 saat sonra da havalananındaydım.

Burası Polonya "Birkenau Nazi Konsantrasyon ve Yoketme Kampı" tam adı ile. İnşa edilenlerin en büyüğü. Rayların uzunluğundan bile bellidir sanırım. Bu kapıdan giren tren vagonlarının içlerine insanlar istiflenmişti. Bazıları yolda dayanamadı zaten. Nazileri zahmete sokmadan kendiliklerinden öldüler.

Sağ kalanlar:
Hemen hepsi Zyklon B ile zehirlenerek öldürüldüler, sonra yakıldılar ya da büyük çukurlara gömüldüler. Saçları kesildi öncesinde.. tonlarcası..
Gaz odasına sığmıyorlardı o kadar çoklardı ki..
Kollarını yukarı kaldırarak girerlerse içeri bir seferde daha çok insan öldürülebiliyordu..
Tavanla elleri arasında kalan boşluğa küçük çocuklar atılıyordu..
Sonrası..
Sonrası gaz, çığlıklar, ölüm..
Sonrası yok..

Sonrası işte bugün: sessiz çığlıklar, insana insanlığı sorgulatan, milyonlarcasının sessiz çığlıkları.. duydum..

(Oświęcim, Polonya, 6 Ekim 2007)

çalışmak özgürleştirir



Auschwitz Toplama Kampı. Polonya’da bu kamp ve yakınında bulunan Birkenau (Auschwitz II) kamplarında 1,100,000 civarında insanın öldürüldüğü tahmin ediliyor. %90’ını yahudilerin oluşturduğu bu savaş esirlerinin büyük çoğunluğu Zyklon B gazı ile zehirlenerek öldürüldüler, kalanları ise açlık, bakımsızlık, hastalık, kurşuna dizilme ya da tahammül edilemez tıbbi deneyler sonucunda.
İşte "insan" dediğimiz varlık tarafından ortaya çıkarılmış "insan" yoketmek için bilimden, mühendislikten, mimarlıktan faydalanmış bir ölüm fabrikasının giriş kapısı. Bu yazının altından geçip de geriye dönemeyenlerin anısına..
Çalışmak özgürleştirdi, hem de sonsuza dek..
(Oświęcim, Polonya, 6 Ekim 2007)

yokoluş... ve geri dönüş...



karanlıklarda kaybolduğunda bile,
unutma,
tekrar çıkacaksın aydınlığa,
mutlaka..

bir yol..
tıpkı hayatın kendisi gibi bir yol..

(Çeşme, İzmir)

6 Eylül 2007 Perşembe

Sempati



Ankara, Kaleiçinde
yürek ısıtan bir gülüş,
gerçek, içten, sempatik..

20 Temmuz 2007 Cuma

İzmir, Pier, Ege...



Yaşam: bir yön bulma ve o yöne yürüme işi (mi?)..

13 Temmuz 2007 Cuma

Melekler Şehri



Meleklere dokunamayız, onları göremeyiz..
Fotoğraflarını da çekemeyiz.. (Belki de çekebiliriz..)

Ben pardösümü çıkardım artık, şafaklarda sahilde güneşi karşıladığımız günleri özlüyorum..

17 Haziran 2007 Pazar

'}{'



İrem’dir ne yapsa yeridir.. dün, Bodrum, 20:42..

Eğlencelidir İrem’li geziler (ben tam tersini söylerim kızdırmak için, çaktırmayın şşşş...)

Dün öğleden sonra esti çıktık gittik Iassos ve Bodrum gezdik.. Şu anda da İzmir’de evlerimizdeyiz.. Olağan bir hafta sonu..

İstanbullular, kıskanmayın e mi?

13 Haziran 2007 Çarşamba

katran karası



ellerin tütün koktuğu
olmaz olası gecelerden biri daha..
yalnızlığın yelkenleri açık,
yüreğe dalga sesleri vuruyor..

şu anda okunan sabah ezanından birbuçuk saat önce, evimin camından İzmir gecesi..

durgun denizden, güzel bir yansıma..

iyi sabahlar, herkese güzel bir gün dileği ile..

31 Mayıs 2007 Perşembe

sabaha karşı


"Sabaha Karşı" isimli albüm 28 Mayıs itibarı ile piyasalarda..
üçnoktabir sevenlere,
rock sevenlere,
türk rock sevenlere,
80-90ları sevenlere,
"umursama"yı ve "başkaldırı"yı sevenlere,
açıksözlülüğü ve elektro-gitar sesini sevenlere...

duyurulur...

29 Mayıs 2007 Salı

belki..



belki bir gün özlersin
başka adamlarla
başka şehirlerde yürürken

okuduğun ilk roman
sevdiğin ilk adam
yasal acılarından
hatta yalnızlıktan
belki dolar gözlerin
başka adamlara
başka şehirlerde
belli etmezsin

seçtiğin bu hayat
geçtiğin son adam
yasal acılarından
hatta yalnızlıktan
sessiz harfler seçersin
başka adamlara
başka şehirlerde
belli etmezsin..

belki bir gün özlersin..

sil gözünün yalnızlıklarını
o an fısılda duvarlara adımı
bin bıçak var sırtımda
biniyle de adaşsın
herbiri hayran sana..

emre aydın

27 Mayıs 2007 Pazar

gerilim



Doğanın kuralı bu, insan için de geçerli..
Gerilim büyük boyuta ulaşdıysa er ya da geç onu ortadan kaldıracak bir boşalma olur..
Önemli olan bu sırada mümkün olduğunca etrafa zarar vermemek..
Keşke her insanın birer içsel paratoneri olabilse..

26 Mayıs 2007 Cumartesi



fotoğraf bazen o kadar büyülü ki, makinenin gözünden bakmak dünyaya, çıplak gözle bakmaktan daha keyifli olabiliyor..

25 Mayıs 2007 Cuma



Hey sen!
Aydınlığı toprağa gömmelerine yardım etme.
Savaşmadan pes etme..

Pink Floyd "Hey You" isimli parçadan alıntı..

Anıtkabir'de çekildi..

24 Mayıs 2007 Perşembe

anne



Anneme ve kardeşime olsun bu. Özlüyorum hep. 9 yıl oldu onlarla aynı şehirde yaşamayalı..

Pink Floyd'un "Mother" şarkısıdır benim için bu karenin müziği. Umarım hiçbir anne çocuğunun, gelecekte etrafına çepeçevre bir duvar örüp arkasına saklanmak zorunda hissedecek bir gence dönüşmesine neden olmaz.

nefes al



nefes al
çek havayı içine
...
gülücükler vereceksin
ve gözyaşları dökeceksin
tüm dokundukların
ve tüm gördüklerin
hayatının tümü olacak
ve hep öyle kalacak...
------
Pink Floyd, "Breathe" çeviri denemesi...

DEVRİM



Bizim okulun 10,000 kişilik stadyum tribünlerine 35 sene önce yazılmış. Zamanın öğrencileri öyle birşeyle yazmışlar ki sonra üzerine sürülen herşeyle reaksiyona girip tekrar kendini gösteriyor bu yazı. (??ya da gerçek ODTÜ ruhuna sahip öğrenci ve öğretim görevlileri aslında silinmesini hiç istemiyorlar, koruyorlar yazıyı??) Rivayetler..

konuşmaya devam et



"İnsanlar yıllar boyunca tıpkı hayvanlar gibi yaşadılar. Sonra hayal edebileceklerinin bile ötesinde birşey oluverdi. Konuşmayı öğrendiler."

Sanırım şimdi söylemeliyim
(Benimle neden konuşmuyorsun?)
Söyleyemeyeceğimi hissediyorum
(Benimle hiç bir zaman konuşmuyorsun)
Sözcüklerim yanlış olacak
(Ne düşünüyorsun?)
Boğulduğumu hissediyorum
(Ne hissediyorsun?)
Çok güçsüzüm
(Benimle neden konuşmuyorsun?)
Ama güçsüzlüğümü gösteremem
(Benimle hiç bir zaman konuşmuyorsun)
Bazen düşünüyorum
(Ne düşünüyorsun?)
Nereye gidiyoruz?
(Ne hissediyorsun?)
...
Böyle olmak zorunda değil
İhtiyacımız olan sadece konuşabildiğimizden emin olmak...

-----
Pink Floyd’dan bir şarkı daha (Keep Talking, The Division Bell albümü), çeviri becerebildiğimce...

yaşam belirtileri



Büyük halam Zelike.
Pink Floyd'un "Yaşam Belirtileri" isimli çok sevdiğim bir parçası vardır.
Açıkça "duyabilirsiniz" belirtileri.
Peki siz bu portredeki yaşam belirtilerini "görebiliyor musunuz?"

üçnoktabir



İstanbulda iken hemen her pazartesi bu müzik insanlarını dinlemek, izlemek, en çok keyif veren şeylerden biriydi. Zamanla arkadaş olduk. Bugünlerde ilk albümleri basılıyor. "Barda" filmindeki barda çalan grup işte bu, üçnoktabir, eski adları "Spitney Beers" idi. Soldan sağa, Barış-gitar, Cenk-Bas, Mehmet-vurmalılar, Melis-vokal. Muhteşem bir Türk Alternatif Rock grubu.

son



Hep biryerlere ulaşmaya çalışarak tüketiyoruz ömrümüzü. Durup düşünmeden, o yere, "sona" ulaştığımızda ne bulacağız diye.
------
Sonuna geldik
Güzel arkadaşım
Sonuna geldik
Tek arkadaşım, son
Kurduğumuz hayallerin sonu
Ayakta duran herşeyin sonu
Güvensizlik ya da sürpriz, son
Gözlerinin içine asla bakmayacağım, birdaha
Nasıl olacağını düşünebiliyor musun?
Sınırsızlığın ve özgürlüğün...
İhtiyaç duymak çaresizce bir yabancının eline
Umutsuz biryerlerde...

The Doors, "The End" çeviri denemesi...
------